Merhaba,
Okul hakkında bilgi istemişsin. Sadece sana hitaben değil, bu forumu okuyan herkese hitaben birşeyler yazmak istiyorum. Burası kelimenin tam anlamıyla iğrenç bir yer. Burayı sevse sevse, özellikle amerikan hayranlığı olanlar, veya şekilciliğe önem verenler sevebilir. Ayrıntılara girip de günlük hayatı anlatmam burada imkansız. Ancak gelip kendin görürsün anlarsın. Ben de gelmeden önce çok kişiye e-mail yazdım orası nasıl diye sordum. Herkes harika harika harika dedi. Gelince aynı kişilerle konuştum, devamlı yakınıp duruyorlardı. Ve gerçekten yaşadıkları hayat yakınılacak türden. Eeee ne diye bir ay önce bana harika diyordun be kardeşim diye sormadım tabi, çünkü bu bir şeyi değiştirmezdi. Almancılar vardır mesela. Türkiyeden almanyaya çalışmaya giderler, orada tuvalet temizlerler, hademelik yaparlar. Türkiyeye tatile gidince soran herkese şöyle derler: Oooo almanya mı? Süper ya, herşey çok güzel, bülbüller bi farklı ötüyor almanyada. Kısacası, sakın kimseye e-mail yazıp bilgi isteme, söyleyecekleri bu olacaktır. Kimse sana şöyle demez: Ya ne olsun, burada işte böcek gibi yaşayacaksın 5 sene, çok çok haftada bir senin gibi böceklerle buluşup böcek olmadığınıza dair birbirinizi ikna etmeye çalışacaksın. O kadar. Bakın kardeşim, UFL hakkında, ve genel olarak amerikada eğitim hakkında bilgi isteyen herkese hitaben yazıyorum. Sakın ha, sakın gelmeyin. Türkiye buraya beş değil yüz basar. Burada bir tek avantaj vardır, deneysel konularda çalışıyorsanız, işte adamların laboratuvarları falan gelişmişmiş falan. O kadar. Ayrıca burada size asistanlık verirlerse, sanmayın ki sizi sevdiklerinden, veya bilime destek vermek, insanlığa hizmet sağlamak için veriyorlar. Burada gerçekten asistana ihtiyaç var. Mesela lisans dersleri için diyelim bir ders var binlerce öğrenci kayıtlı, o derslerde "teaching asistant"lık falan yaparsınız. Haaa, ali veli şaban ahmet mehmet başvurur, 99 tanesine "sistem için gerekli işler" verirler, 1 tanesine de research asistanlık verirler, o 99 kişiye de derler ki, bakın şabana karşılıksız burs verdik, siz de çalışsaydınız, siz de alırdınız. Bunların hepsi politika, yalan, ve propaganda. Ben derim ki memleketinize hizmet edin. Laboratuvarı beğenmiyorsanız da, dişinizle tırnağınızla çalışın, yoktan varedin. Ben derim ki sakın gelmeyin, memleketinizde kalın. Ha, ben niye mi geldim, orası bana kalsın. Neyse, ben şahsen böcek olmadığım için, en azından böcekliğimin farkındayım. Gerçek böcekler, böcek olduklarının farkında olmayan amerikan hayranlarıdır. Ama adamlar demek ki o kadar iyi propaganda yapmışlar ki dünya çapında, buraya gelen böcekler, o kadar sefil ve rezil hayatlarına rağmen, sırf amerikanın etiketi için kendilerini mutlu hissedebiliyorlar. Gerçi davul dengi dengine çalarmış, ben kime ne diyorum ki. Herkes hak ettiği tarzda kavrıyor bu dünyayı. Ve o hastalıklı akıllarında, inanmak istedikleri şeylere inanıyorlar.